deniz gezmis

ba$lik icinde ara

reklam istemiyorum! reklam1

Sayfalar: >>

  1. 27 subat 1947 ankara dogumludur.tam bağımsız bir türkiye isteği için 6 mayıs 1972 de idam edilmiştir.amerikan emperyalizmine, sovyet revuzyonizmine, bulgar dalkavukluguna, romen soytariligina kar$i turk devrimcisiyim demiştir.istanbul ünivetsitesi hukuk fakültesini kazanmıstır o zamanlar adı sanırım öss olmayan sınavda.idamdan bi kaç gün önce intihar edicek kadar cesaretsiz değil aksine idam sandalyesini kendi itecek kadar cesaretli ve 30 dakikadan fazla ipte direnecek kadar yasama baglıydı.
    ogün sanlısoyun klibinde 2 saniyelik portresi gösterildiği için,klibin bazı kanallarda gösterilmesi yasaklanıcak kadar ölüsünden bile korkulan insan günümüzde...
    'fakülte dekani, ya atatürk ilkelerine saygli olucak ya da gorevinden derhal istifa edicek' diyecek kadar atatürkçüdür...
    13 kişiyi öldürdüm diyipte sokaklarda gezenlerin yanında 1 kişiyi bile öldürmediği halde asılan insandır.
    toplantılarında,mitinglerinde türk bayrağı hep en üsttedir,atatürk resimleri ile birlikte...o atatürk'ün kurdugu cumhuriyeti savunurken su anda kubilayın kafasını kesen cumhuriyet düsmanı birisinin torunu meclis baskanlıgı yapmaktadır(bkz: menemen olayı)

    edit: bugün mhp için sokaklarda gezen bir arabada devlet bahcelinin agzından duydugum bir slogan aklımı 1 saniyeliğine karıstırmıstır.slogan
    'ne abd ne ab,tam bağımsız türkiye'dir. neyse ki 1 saniyede de olsa sözün yıllar önce deniz gezmiş tarafından söylendiğini hatırladım ve hafifce gülümsedim.

    duman-manası yok---ah bu diyarda kimi asmışlar haberin var mı koç?
    (#6618) mutant|16/7/2007 18:55 ~ |

  2. bir zamanlar selda bağcanın sevgilisi olan kişi
    (#6625) agones|17/7/2007 04:13 |

  3. bizim deniz,
    en uzun koşuysa elbet türkiyede de devrim,
    o, onun en güzel yüz metresini koştu
    en sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
    en hızlısıydı hepimizin,
    en önce göğüsledi ipi...

    acıyorsam sana anam avradım olsun,
    ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

    can yücel
    (#6635) 4t|17/7/2007 15:25 |

  4. istanbul hukukta okumayı bırakmasıydı sınıf arkadaşları şeref ertaş ve durmuş tezcan gibi prof veya ertuğrul günay gibi önemli bi vekil de olabilirdi veya celal doğan gibi önemli biri vs vs.. ancak o bu ülkeyi çok sevdi ve buna dair türküler söylemeye çalıştı. işte bu nedenle denizlerin hatırasına saygılı olmak lazımdır, bu ülkeyi çok sevdiği için öldürülen insanlar ve bu ülkeyi çok seven insanları öldürenleri aynı kefeye koymak beyinsizliğin önde gidenidir.ogün samast ve deniz gezmiş arasında kurulan bağlantı seviyesizdir.kınıyoruz
    (#10642) bizgeldik|16/8/2007 14:04 |

  5. kağıt bir gemidir devrim
    bütün gemiler
    hurdaya çıksa da sonunda
    taşıdığı özgürlük şiiriyle
    batmadan yüzer nicedir
    dünya sularında

    kim bilir kaç yunus görmüş
    kaç deniz gezmiş...

    ulan millet eskiden deniz gezmiş mahar çayan hüseyin inan ve daha niceleri olmak için millet evladını büyütüyordu ailesi büyütmese bile kendi onlar gibi olmak için didinirlerdi
    şimdi millet bi kıza altı kişi becermek için sıraya giriyor




    (#10648) topalsolucan|16/8/2007 14:11 ~ |

  6. (#10654) spitfire|16/8/2007 14:21 |

  7. denizleri anlamak için okumak lazım gelir. anlamayanların onları öldürdükleri bir ülkedeyiz, ve anlamayanlar yine hatırasına saygısızlık edip öldürüyorlar.takmıyoruz, biz onları yaşatırız.
    (#10655) bizgeldik|16/8/2007 14:24 |

  8. bazılarına göre deniz: odtüde belinin iki yanında silahı ve arkadaşlarıyla mescit olarak kullanılan odayı basıp namaz kılanların namazlarını bozan, onları hakkı olmadığı bir biçimde sorgulayıp elebaşı olduğunu düşündüğü 3. ve 4. sınıf öğrencilerini kıyasıya döven, sonra başka bir mesciti basıp raflarına kuran-ı kerim konan kitaplıkları yıkıp döken, yerdeki halıları da sırtlayıp giden eylem adamıdır.

    bunu cahil ve gaz bir cocuga söylersen kıyamet kopar.ama rakamlar tarihlere bi göz atacak olursak:

    deniz gezmişin katledildiği tarih: 6 mayıs 1972

    odtüde ilk mescid: 1993


    ayrıca deniz bu memlekette mustafa kemale gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizlerizdir diyebilecek ve samsundan ankaraya mustafa kemal yürüyüsü yapacak kadar da kemalisttir.o asla hiçbir dergide anıtkabire kilit vuran bir resim yayınlamamıstır emin cölasanın kovulmasına neden olan yazı

    ve bir daha ayrıca,hani üniversitedesiniz ya,hani bazen esitsizlik var diyosunuz ya,işte deniz rektörlerin kapısını kırmıstır esitsizlik yaptıkları için.

    birtane daha ayrıca.banka soydu demi.kahretsin.keske sizin oyunuzu alıp sonra soysaydı o bankayı,hortumlasaydı...


    edit: bu yazı alıntıların kendi fikrimle harmanlasmasından dogmustur.


    (#10686) mutant|16/8/2007 15:29 ~ |

  9. 27 şubat 1947 ankara doğumlu olan ve 6 mayıs 1972 ankara merkez kapalı cezaevinde idam edilerek hayata gözlerini yumdu!!! 65 yılından sonra turkiye tarihine adın yazdıran ve yaptığı eylemlerle kendinden çokça söz ettiren profesyonel devrimci *!!!!!
    (#35497) cerberus67|23/2/2008 03:10 ~ |

  10. hakim - ne iş yapıyorsun
    deniz- profesyonel devrimci
    (#35526) legallizeddrug|23/2/2008 19:06 |

  11. ogün samastla kesinlikle karşılaştırılmaması ve karıştırılmaması gereken şahıs. malum bunlardan birisi, başka kişilerin etkisi altında kalmışken, diğeri hiç bir etki altında kalmadan yolsuzluklara ve sıkı yönetim mahkemelerine başkaldırmıştır. biri eğitimliyken diğeri kahve köşelerinde takılmaktaydı. hakkında da bilgi alınabilecek kitaplar mevcuttur.
    (bkz: darağacında 3 fidan)
    (bkz: nihat behram)

    edit: bu ülkenin aydınını öldürmek, ülkeye fayda sağlamaz!
    (#35556) astaroth|24/2/2008 01:51 ~ |

  12. 1965'ten sonra türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve türkiye halk kurtuluş ordusu(thko)'nun kurucu ve yöneticilerinden deniz gezmiş, 24 şubat 1947'de ankara'nın ayaş ilçesinde doğdu. öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini çeşitli kentlerde, liseyi istanbul'da okudu. 1966'da istanbul üniversitesi hukuk fakültesine giren gezmiş, henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'tetürkiye işçi partisi(tip)'nin üsküdar ilçesine üye oldu. ilk kez 31 ağustos 1966'da ankara'dan istanbul'a yürüyen çorum belediyesi temizlik işçilerinin taksim anıtı'na çelenk koymaları sırasında işçileri destekleyen ve türk-iş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı. ardından 19 ocak 1967'de türkiye milli talabe federasyonu(tmtf) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği kıbrıs mitingi sırasında aşık ihsani ile birlikte abd bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan deniz gezmiş, hukuk fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 ocak 1968'de devrimci hukuklular örgütünü kurdu. 7 mart 1968'de iü fen fakültesi konferans salonunda düzenlenen aiesec genel kurul toplantısında konuşma yapan devlet bakanı seyfi öztürk'ü protesto ettiği için tutuklandı. 2 mayıs'a kadar tutuklu kalan gezmiş, 30 mayıs'ta 6.filo'yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan deniz gezmiş, 12 haziran 1968'de istanbul üniversitesi'nin işgal edilmesinde önderlik etti. işgal konseyi adına iü senatosu ile baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. işgalden kısa bir süre sonra istanbul'a gelen 6.filo'yu protesto eylemlerinde yer alan gezmiş, 30 temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 eylül'de serbest bırakıldı.

    tip içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda milli demokratik devrim(mdd) görüşünü benimseyen deniz gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. ekim 1968'de eylemlerde birlikte olduğu cihan alptekin, mustafa ilker gürkan, mustafa lütfi kıyıcı, cevat ercişli, m.mehdi beşpınar, selahattin okur, saim kurul ve ömer erim süerkan'la birlikte devrimci öğrenci birliği(döb)'ni kurdu. 1 kasım 1968'de tmgt, aütb, odtüöb ve döb'ün başlattığı samsun'dan ankara'ya mustafa kemal yürüyüşü'nü düzenledi. ardından 28 kasım 1968'de abd büyükelçisi kommer'in gelişi sırasında yeşilköy havaalanı'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı. istanbul üniversitesi'nde sağcı güçlerin 16 mart'ta girişmiş olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan gezmiş , bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 mart'ta yeniden tutuklanarak 3 nisan'a kadar hapis yattı. ardından 31 mayıs 1969'da iü hukuk fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan gezmiş, haziran'ın sonunda filistin'e gitti. filistin'e gitmeden önce 23 haziran 1969'da tmgt'nin topladığı 1. devrimci milliyetçi gençlik kurultayı'na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan fkf genel başkanı yusuf küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. eylül'e kadar filistin'de gerilla kamplarında kalan deniz gezmiş,1 eylül 1969'da, 10 haziran'da üniversiteyi işgal ettiği gerekçesiyle hukuk fakültesi'nden ihraç edildi. hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 eylül 1969'da hukuk fakültesi'nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan gezmiş, 25 kasım'da serbest bırakıldı. ancak yıldız devlet ve mühendislik akademisi'nde battal mehetoğlu'nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin gezmiş'e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 aralık 1969'da yakalanan gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan cihan alptekin'le birlikte 18 eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürmeyi planladı. sinan cemgil ve hüseyin inan'la birlikte thko'yu kurdu.

    11 ocak 1971'de thko adına ankara iş bankası emek şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yer aldı. 4 mart 1971'de dört abd'li erin balgat'taki tuslog tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulunan gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra sivas'ın şarkışla ilçesinin gemerek nahiyesinde yusuf aslan'la birlikte yakalandı. 16 temmuz 1971'de başlayan thko-1 davası'nda tck'nın 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı. 6 mayıs 1972'de idam edildi.

    edit:yazarın bu entrysi alıntıdır..

    (bkz:ogün samast kim, deniz gezmiş kim bilelim)
    (#35563) leo|24/2/2008 04:13 ~ |

  13. kim bilir kaç yunus görmüş kaç deniz gezmiş!!!
    (#35595) thug|24/2/2008 19:15 |

  14. efenim ilginç bi kisiliktir.hayatini okuyabilirsiniz hikaye niyetine.okumusumdurda.

    (bkz: hikaye=uydurma yazilar)
    (#35626) ceset|25/2/2008 04:00 |

  15. rivayet odur ki evvel zaman içinde pek demokratik, acaiiip laik, cok bir sosyal gulluk gülistanlık memleket varmış. kurtulus savaşında işgalci emperyalistlere karşı mücadele vererek kazandığı bağımsızlığı daha sonra gelen pek bir demokrat iktidar sahipleri tarafından amerikaya hiç peşkeş çekilmemiş, onların paşa gonulleri için gencecik turk askerleri daha once hiç adını dahi duymadıkları ulkelere (kore) gonderilerek heder edilmemiş.üstelik bu demokratik ulkede boyle bir olay hiççç yaşanmadığı için kimsede bunun hesabını sormamışmış. yine bu pek demokratik laik ülkede asla ve asla azınlıklara, kürtlere, alevilere baskı yapılmamış yıllardır bir arada yaşayan halklar yaratılan saçma sapan provakasyonlarla birbirine düşman edilmemiş 6-7 eylullerde memleketin azınlıklarının dukkanları yağmalanmamış, katledilmemiş 1934 de trakya da museviler hiç ama hiç oldurulmemiş,trakyadan asla kovulmamış, 1940 larda varlık vergisi ve yirmi kura ihtiyatlar olayı diye bir şey ise hiççççç olmamışmış. bu ulke o kadar demokratikmiş ki ulkede yaşayan azınlıklar bütün bu olanlardan sonra vatanım dedikleri ulkeyi terk etmek zorunda kalmamışlarmış. ataturkun selanikteki evinin bombalayan olmayan provakator ise daha sonra asla bu ulkenin hiç bir iline vali yapılmamış sevgili masalseverler. 33 kurşun diye bir olay yaşanmamış, sertellerin tan matbaası pek bir milliyetçi gençler tarafından asla ve asla basılmamış. 141 ve 142 diye kanunlar hiç çıkarılmamış, düşünen yazan çizen insanlar bu maddelerden dolayı asla ve kata yargılanmamışlarmış. öyleki bu memlekette aman canım ne yani alt tarafı yuzde 1 ler diyerek aşağılanan sosyalistler yine asla tehlike olarak gorulmemiş toplasan 50 kişi bile olmayacak bu solcular hiç ama hiç yargılanmamış, işkence gormemiş ve oldurulmemişmiş. mesala sabahattin ali diye bir yazar hiç yokmuş. dolayısıyla memlekette işlenmiş faili meçhul cinayette yokmuş. a.kadir, rıfat ılgaz, abidin dino, vedat turkali,mihri belli, nazım hikmet, orhan kemal,mihri belli, sevim belli ve nice düşünen, yazan, çizen insan hiç mi yargılanmamış, asla cezaevlerine girmemiş, hakettikleri gibi yaşamışlarmış. zaten bu demokratik ülkede en değerli olan şey üretmekmiş,sanatmış, edebiyatmış. her neyse sevgili masalseverler yine bu pek sosyal hukuk devletinde siz isterseniz odunu bile seçersiniz diyebilen, komünist yetiştiriyor diye halkevlerini kapatan, kendisine muhalefet ediyor diye gazeteleri kapatan, gazetecileri cezaevine attıran, üniversite öğrencilerini, hocalarını tutuklattıran, vatan cepheleri yaratarak halkı ikiye bölen, yuzde bilmem kaç oy aldım ben istediğim her şeyi yaparım diyen çok demokrat iktidar sahipleri hiç olmamış. ulke o kadar demokratik o kadar sosyal bir hukuk bir devletiymiş ki asla ve kata o ulkede darbeler olmamış. guçlerini nereden aldığı bilinmeyen cok vatansever komutanlar asla yonetimi ellerine geçirip demokrasinin anasını bellememişler. zaten demokratik ulkelerde de asla oyle darbe marbe olmazmış. our boys have done it diye bir şey de yokmuş. yine bu ülkede iktidara sahip olmak isteyen pek bir milliyetçi, pek bir dindar, pek bir muhafazakar politikacılar her şeçimden önce icazet almak için amerikalara gitmezmiş, onların karşısında el pençe divan durmazlarmış. zaten amerika da bizim her zaman müttefikimizmiş. tek düşman varmış o da solcularmış.

    binbir gece masallarından çıkmış kadar mükemmel olan ulkede kendilerine milliyetçi diyen tosuncuklar asla yaşamamış, amerikadan aldıkları destekle komando kampları kurmamış, kendileri gibi düşünmeyen kardeşlerini hiçç katletmemişlermiş. oyleki bu milliyetçi kahramanlar 16 martta istanbul universitesinde okuyan ogrencilerin üzerine bombalar atarak 7 öğrenciyi öldürmemiş, balgatta kahvehane tarayıp katliam yapmamış bahçelievlerde silahsız ve hiçbir zaman da ellerine silah almayacak(çünkü onlar tip lilermiş) 7 genci sırf solcular diye bogma teliyle adice öldürmemiş maraşta, çorumda malatya da yuzlerce aleviyi vahşice hiçmi katletmemiş. maraşta sırf alevi diye hamile kadınların karınlarına sopalar sokmamış, gencecik kadınlara tecavüz etmemiş, dolayısıyla bu ulkedeki milliyetçiler asla asla asla kardeşi kardeşe kırdırmamışlar, içlerindeki zehiri de hiç kimseye boşaltmamışlar.veli can oduncu, haluk kırcı, mehmet gül,ferhat tuysuz, ibrahim çiftçi, abdullah çatlı mehmet ali ağca hiççç ama hiççç yaşamamış, zaten yaşasalar da turkiyenin gurur duyduğu kahramanlar olurmuş. abdi ipekçi, dogan öz, orhan cavit tütengil,bedrettin cömert,kemal turkler…. ve niceleri gibi o ulkenin onurlu aydınları ise cok uzun yıllar yaşamış hepsi de eceliyle ölmüş. bu katliamları hiç işlememiş, çok vatansever tosuncuklar kendilerinin gencecik ülküdaşları 12 eylül zindanlarında işkenceler altında inlerken dışarılarda manda kasa mercedesleri ile o ihale senin bu ihale benim yanlarında metresleri ile asla dolaşmamışlar, fransa da ve işviçre de kesinlikle ve kesinlikle uyuşturucuyla yakalanmamışlar. zaten oyle mercedeslerle, ciplerle de yalnızca rusların beslediği komünistler dolaşırlarmış.

    ha peki bu dort dortluk demokrasinin olduğu ülkede hiçmi kotu yokmuş. olmazmı canım varmış. adı denizmiş. demokrasinin tıkır işlediği, bu ulkede, acaipp zenginlikler içinde hayatını yasarken o manken senin bu manken senin gününü gün ederken, birden bu rahat kendisine batmış oturup haline şükretmek varken yerinde duramamış durup dururken ulkeyi yıkmaya kalkmışmış. herkesin çok vatansever, milliyetçi olduğu bu ulkede bir tek vatan haini oymuş. üstelik son nefesine kadarda vatan haini olmaktan da asla gocunmamış. oysa iki çek senet tahsilatı yapıp üzerine çizgili bir siyah takım çekip herkesi haraca bağlamak varken ne gerek varmış canımmm oyle isyana misyana dimi sayın entelektüel masalsever kardeşlerim. yaaa yaaaa masal işte

    (#35657) nostromo|25/2/2008 11:28 ~ |

  16. 30 temmuz 1943 günü, general mustafa muğlalı'nın emriyle içinde çocuklaırn da bulunduğu 32 kürt köylüsünün (bir tanesi kaçmış ve tüm olanlara tanık olmuştur)çapraz ateşe tutularak katledilmesi olayıdır. katiam van'ın özalp ilçesinde gerçekleşmiştir. dönemin içişleri bakanı avni doğan engellemeye çalışmıssa da önüne geçememiştir. tbmm raporlarına göre tamamiyle katliam olarak geçen ve general mustafa muğla'lının katliamcı olarak teyid edilmesi söz konusudur. büyük millet meclisi tarafından idama mahkum edilen paşa, hapis cezasının 20 yıla indirilmesinden sonra cezaevinde kalp krizi sonucunda ölmüştür.
    tescilli bir katliamcı olan paşanın adı van'ın özalp ilçesindeki kışlaya verilmiştir. faşist ismi verme geleneğine de bir tanesi daha eklenmiştir.

    33 kursun


    1
    bu dag mengene dagidir
    tanyeri atanda van'da
    bu dag nemrut yavrusudur
    tanyeri atanda nemruda karsi
    bir yanin çig tutar, kafkas ufkudur
    bir yanin seccade acem mülküdür
    doruklarda buzullarin salkimi
    firari güvercinler su baslarinda
    ve karaca sürüsü,
    keklik takimi...

    yigitlik inkar gelinmez
    tek'e - tek dögüste yenilmediler
    bin yillardan bu yan, bura usagi
    gel haberi nerden verek
    turna sürüsü degil bu
    gökte yildiz burcu degil
    otuzüç kursunlu yürek
    otuzüç kan pinari
    akmaz,
    göl olmus bu dagda...

    2
    yokusun dibinden bir tavsan kalkti
    sirti alacakir
    karni sütbeyaz
    garip, ikicanli, bir dag tavsani
    yüregi agzinda öyle zavalli
    tövbeye getirir insani
    tenhaydi, tenhaydi vakitler
    kusursuz, çirilçiplak bir safakti

    bakti otuzüçten biri
    karninda açligin agir boslugu
    saç, sakal bir karis
    yakasinda bit,
    bakti kollari vurulu,
    cehennem yurekli bir yigit,
    bir garip tavsana,
    bir gerilere.

    düstü nazli filintasi aklina,
    yastigi altinda küsmüs,
    düstü, harran ovasindan getirdigi tay
    perçemi mavi boncuklu,
    alninda akitma
    üç topugu ak,
    eskini hovarda, kivrak,
    doru, seglavi kisragi.
    nasil uçmuslardi hozat önünde!

    simdi, böyle çaresiz ve bagli,
    böyle arkasinda bir soguk namlu
    bulunmayaydi,
    siginabilirdi yüceltilere...
    bu daglar, kardes daglar, kadrini bilir,
    evvel allah bu eller utandirmaz adami,
    yanan cigaranin külünü,
    güneslerde çatal kivilcimlanan
    engeregin dilini,
    ilk atimda uçuran
    usta elleri...

    bu gözler, bir kere bile faka basmadi
    çig bekleyen bogazlarin kiyametini
    karli, yumusacik hiyanetini
    uçurumlarin,
    önceden bilen gözleri...
    çaresiz
    vurulacakti,
    buyruk kesindi,
    gayri gözlerini kör sürüngenler
    yüregini les kuslari yesindi...

    3
    vurulmusum
    daglarin kuytuluk bir bogazinda
    vakitlerden bir sabah namazinda
    yatarim
    kanli, upuzun...

    vurulmusum
    düsüm, gecelerden kara
    bir hayra yoranim çikmaz
    canim alirlar ecelsiz
    sigdiramam kitaplara
    sifre buyurmus bir pasa
    vurulmusum hiç sorgusuz, yargisiz

    kirvem, hallarimi ayni böyle yaz
    rivayet sanilir belki
    gül memeler degil
    domdom kursunu
    paramparça agzimdaki...

    4
    ölüm buyrugunu uyguladilar,
    mavi dag dumanini
    ve uyur-uyanik seher yelini
    kanlara buladilar.
    sonra oracikta tüfek çattilar
    koynumuzu usul-usul yoklayip
    aradilar.
    didik-didik ettiler
    kirmansah dokumasi al kusagimi
    tespihimi, tabakami alip gittiler
    hepsi de armagandi acemelinden...

    kirveyiz, kardesiz, kanla bagliyiz
    karsiyaka köyleri, obalariyla
    kiz alip vermisiz yüzyillar boyu,
    komsuyuz yaka yakaya
    birbirine karisir tavuklarimiz
    bilmezlikten degil,
    fikaraliktan
    pasaporta isinmamis içimiz
    budur katlimize sebep suçumuz,
    gayri eskiyaya çikar adimiz
    kaçakçiya
    soyguncuya
    hayina...

    kirvem hallarimi ayni böyle yaz
    rivayet sanilir belki
    gül memeler degil
    domdom kursunu
    paramparça agzimdaki...

    5
    vurun ulan,
    vurun,
    ben kolay ölmem.
    ocakta küllenmis közüm,
    karnimda sözüm var
    haldan bilene.
    babam gözlerini verdi urfa önünde
    üç de kardasini
    üç nazli selvi,
    ömrüne doymamis üç dag parçasi.
    burçlardan, tepelerden, minarelerden
    kirve, hisim, daglarin çocuklari
    fransiz kusatmasina karsi koyanda

    biyiklari yeni terlemis daha
    benim küçük dayim nazif
    yakisikli,
    hafif,
    iyi süvari
    vurun kardas demis
    namus günüdür
    ve saha kaldirmis atini.

    kirvem hallarimi ayni böyle yaz
    rivayet sanilir belki
    gül memeler degil
    domdom kursunu
    paramparça agzimdaki

    ahmed arif

    (bkz: 33 kurşun)
    (bkz: faşizm)
    (bkz: ülkücü)
    (bkz: 6 7 eylül olayları)
    (#35668) alkim seven|25/2/2008 13:01 ~ |

  17. (#41046) topalsolucan|6/5/2008 17:29 |

  18. (#44126) cerberus67|13/7/2008 19:20 |

  19. sosyal faşistler tarafından sahip çıkılmaya çalışılan,atatürkçü gösterilmeye çalışılan mükemmel bir gerilla..
    (#59280) dentist57|5/5/2009 19:40 ~ |

  20. (#67924) kuntik|18/1/2010 03:37 |

  21. Sayfalar: >>





















    © 1988 - 2008 ydü sözlük
    Ydü Sözlük, Yakın Doğu Universitesi öğrencileri çatısı altında kurulmuş bir sözlüktür. Yazarlar Ydü Sözlük’e yazdıkları entrylerin telif haklarını lefkoşa türk belediyesi’ne devretmiş sayılırlar. Sitede bulunan yazıları aşırıp, orada burada hunharca ve fütursuzca kullananlar için sitenin bir polisciği vardır vardır. Bu kişi ya da kişilerin tespit edilmesi halinde, gayet kibar bir dille ‘’bir saniye gelir misin?’’ denir, kütüphanenin önündeki çimliklere çekilirek poliscik ile bir ufak idman yaptırılır.. Ydü sözlük, konsept olarak ekşi sözlüğü bir baba bilir.